30.04.2026
CHP İzmir İl Başkanlığı’nın "Esnaf Özel Buluşması" kapsamında düzenlediği "CHP Parti Programı Işığında Küreselden Yerele Ekonomi Tartışmaları" paneline katılan CHP Genel Başkan Yardımcıları Güldem Atabay ve Bilhun Tamaylıgil, ekonomik kriz, esnafın sorunları ve çözüm önerilerini değerlendirdi. CHP yöneticileri, vatandaşla daha fazla buluşarak katılımcı politikalar geliştireceklerini vurgularken, erken seçim çağrısını yineledi.
CHP İzmir İl Başkanlığı’nın “esnaf özel buluşması” kapsamında düzenlediği “CHP Parti Programı Işığında Küreselden Yerele Ekonomi Tartışmaları” başlıklı panel, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yoğun katılımla yapıldı. Panele, CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay ile CHP İşveren Örgütleri, Meslek Birlikleri ve STK’lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bilhun Tamaylıgil konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü gazeteci Nurettin Sönmez üstlendi.
"CHP olarak biz Türkiye’nin her yerine yayılıyoruz"
Panel sonrası ANKA Haber Ajansı’na konuşan Güldem Atabay, “Esnafla bir araya gelmek çok güzel çünkü esnaf ve küçük ölçekli şirketlerimiz bu ülkenin ekonomisinin omurgası. İstihdamın en yoğun olduğu yerler bunlar. Bütün dertleri birikmiş insanların. Sadece sokaktaki vatandaş, emekçiler, aylıkla çalışanlar ya da ücretle çalışanlar değil, bir taraftan üretmeye çalışanlar. Herkesin dertleri patlamış durumda. Artık arşa ermiş durumda. Dolayısıyla bu çok farklı bir toplantı oldu. Biz bir şeyler anlattık ama daha çok soruları aldık, dinledik. Benim açımdan en rahatlatıcı, en güzeli olan, sorulan her soruya bir cevabımızı parti programı içinde bulmuş olmak ve detaylı olarak bunu CHP’den çıkacak çalışmalarda açıklayabilmiş olmak. Sanıyorum bu kadar saatin ardından kimsenin ya da çok az sayıda insanın çıkmış olması, gerçekten sonunun alkışlarla bitmiş olması bizim açımızdan güzel bir başlangıç olduğunu gösteriyor. Genel Başkanımızın söylediği gibi 4 Mayıs'tan itibaren hem MYK içinde ekonomiyle ilgili birimler hem ekonomik eşgüdüm konusu hem de CHP olarak biz Türkiye’nin her yerine yayılıyoruz. Bence bir araya geldiğimizde ne kadar güzel bir iletişim olduğunu gördük. Gerçekten ekonomik koşullar çok zor ama mutlu ayrılıyorum buradan. Görevimizi doğru bir şekilde yapmışız. Şimdi bunu Türkiye ölçeğinde anlatmak kalıyor geriye” dedi.
"Biz halkın iktidarını hedefliyoruz"
3 gündür İzmir’de yoğun bir programı olduğunu belirten Bilhun Tamaylıgil de şunları söyledi:
“Biz halkın iktidarını hedefliyoruz. Bu halkın iktidarını oluşturduğumuz zaman da halkın talepleri, çözüm önerileri, nasıl bir Türkiye istiyorlar; onlardan gelen değerlendirmeler, bugün için içinde yaşadıkları şartlar ve o şartlar için bizden bekledikleri çözüm önerilerini dinlemek, gerekirse eleştirileri, gerekirse destekleriyle beraber ortaya koymak. Türkiye 25 yıldır yaşamış olduğu yönetsel tercihler, politikalar ve programlarla bugün ne yazık ki yoksullaşan, yoksunlaşan, kalkınmayı rakamda görüp ama gerçek anlamda hane halkında bunun karşılığını yaşamayan ve tüketicinin gelirinin, yaşayan halkın gelirinin zayıfladığı, işte evini geçindirmekte zorlandığı, emeklinin nefes almakta zorlandığı ve toplumsal hayatı ekonomik hayatla beraber negatif etkileyen bir süreçle karşılaştık. Bunları direkt olarak taraflardan dinledik. Sabah sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldik. Benim partimizdeki şu anki görevim, bütün bu ekonomik aktörlerin bir araya geldiği tüzel yapılanmalarla diyalog hâlinde olmak. Çünkü biz şuna inanıyoruz: Tek bir noktadan, tek bir karar merciinden ortaya çıkan bir yönetsel anlayış yerine katılımcı, dayanışmacı, demokrasiye inanan, adalet ve hukukun her noktada geçerli olduğu bir yönetsel anlayışın olması gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu.
"Bu çalışmalar tüm Türkiye’de devam edecek"
"Burada da bu grupların ve halkın mümkün olan en geniş platformlarda ve mümkün olan en yüksek katılımla hem yerel yönetimlere hem de iktidar noktasında paylaşımlara açık olması gerektiğini ve bunun da çok değerli olduğuna inanıyoruz" diyen Tamaylıgil, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Türkiye’nin genel güvenlik, asayiş ve ekonomik problemleri var ve bunlarla beraber kendilerinin değerlendirmeleri var. Onları dinliyoruz, dinlemek istiyoruz. Onun yanında eğitim, kadın hakları, gençlik ve o başlıklarda ortaya çıkan değerlendirmeler var. Onları dinlemek istiyoruz. Ve böyle baktığımız zaman da ben sivil toplum yapısının ve örgütlerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü halkın sesi dediğimiz zaman halkın sesi buradan gelecektir. Çünkü onlar gerek yaşadıkları mahallede gerek yaşadıkları bölgede sorunları birebir birbirleriyle paylaşıyorlar. Biz de onların paylaşımlarını dinlemek zorundayız ve onların paylaşımlarıyla politika oluşturmak zorundayız. O yüzden çok başarılı ve netice itibarıyla sonuçlarını da hem genel merkezimizde paylaşacağımız bir süreç. Ben her toplantıya katılan, gelen tüm değerli katılımcılara, bizlerle bilgilerini paylaştıkları için, bizlerle yönetsel sorumluluğu paylaştıkları için çok teşekkür ediyorum. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni programının içerisinde aktif yurttaşlık var. Aktif yurttaşlık her kademede; hem Büyük Millet Meclisi çatısı altında hem de yönetsel anlamda, yerel yönetimde olmak üzere katılımın artırılacağı, sorumluluğun artırılacağı, hesap soran bütçe hakkı başta olmak üzere şeffaflaşan bir yönetsel anlayışta kendi haklarını elde edecek vatandaşın tanımını içeriyor. Bu çalışmalar tüm Türkiye’de devam edecek."